28 Mar
SON ve ÖTESİ

SON ve ÖTESİ   

   

        Merhaba sevgili okuyucu!... Kış sona erdi!... Bahar ayları başladı… Doğa, yeni bir döngünün içine girmek üzere uyanıyor yeniden… Ardından yaz gelecek; sonra sonbahar ve tekrar kış…            

        Şair ruhlu insanlar, her bitişin bir başlangıç olduğunu hatırlattığı için mevsimlere şiirler düzüyorlar herhalde… İlkbaharın verdiği coşku hissi ile, sonbaharın melankolisinin etkisi aynı olmalı… Her çıplak dalda bir tomurcuğun potansiyeli olduğu gibi; her çiçek de sonsuza kadar o dalda kalmayacaktır… “Görünenin ötesini” görmenin, değerinin daha çok farkına varmayı sağladığı bir gerçek…        

        Belki de bir çocuğun gözlerinden bakmak lazımdır hayata… Onlar kokuların renklerini, renklerin melodilerini bilirler…. Bulutların arkasındaki güneşi, güneşin içindeki serinliği hissederler…  Gülen gözlerin ardındaki kederi anladıkları gibi, gerçek sevgiyi de nerede görseler tanırlar… Minik kafalarındaki kocaman tuvallere, görünenin ötesindeki, tüm bunların resimlerini çizerler… Bu resimleri, dinledikleri masalların sonlarına yapıştırırlar. Bu yüzden onları sonlarla kandıramazsınız… Onlar sonsuz olasılıkların varlığını çok iyi bilirler…

         Sanırım ben de çocuklar gibiyim!... “Mutlu ya da mutsuz", ben ‘son’ları pek  sevmem… Lügatımda son yoktur benim. Her film bitişinde merak ederim: “Peki bundan sonra ne yaptılar… Hiç kavga etmediler mi?” Çünkü kavga etmeyen çiftlerin iletişim problemi olduğunu düşünürüm… “İlk tatilleri nasıl geçti?” Tatil önemli; ne kadar uyumlu oldukları tatilde ortaya çıkar… “Çocuklarını nasıl büyüttüler?... Fikir ayrılıkları oldu mu?... “

         Her sondan sonra, ‘peki ya sonra?’ diyenlerdenim ben. Sonsuzluğa inanırım. Sonsuz öğrenciliğim, sonsuz sevgim, sonsuz iştahım, sonsuz dayanma gücüm, kendimle olan sonsuz yarışım bundandır belki de… Mutlu sonlar, sonsuz ihtimaller kapısının anahtar deliğinden bakma ihtiyacı verir bana… Mutsuz sonları görmem. Mutsuz sonların sonrasında gelecek yepyeni başlangıçların vereceği sonsuz mutlulukları severim…

         Bu yüzden kış, ardından gelecek ilkbahara gebe olduğu için umut verir bana… Gecenin en karanlık noktasının ardından, yavaş yavaş günün aydınlanmaya başlamasının hissettirdikleri gibi…

        Her birimiz bitişler ve başlangıçlar döngüsünün bitmek bilmeyen devinimi içinde, kendi gerçekliğimizi yaşıyoruz… Başlangıçların "ilk", bitişlerin de "son" demek olmadığını biliyoruz... Olayların ötesine çocuk gözlerle bakmayı öğrendiğimizde, en sıcak yaz günlerinde bile kardan adam yapmanın mucizevi zevkini çıkarır; çatlamış kurak topraklardan çiçekler fışkırdığını rahatlıkla görebiliriz sevgili okuyucu…

         Sonsuz sevgilerimle...

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.